Dijital Pazarlama

Yayınlanma Tarihi: Mayıs 24th, 2015 | by Mürsel Ferhat Sağlam

0

Media Summit 2015’in Ardından

27-28 Nisan 2015 tarihlerinde The Marmara Taksim’de gerçekleştirilen Media Summit 2015 organizasyonunun katılımcılar üzerinde harika etkiler bıraktığına eminim. Konusunda uzman birçok konuşmacı bir Reklamcılık Vakfı etkinliği olan Media Summit 2015’te bir araya geldi.

Organizasyonun artılarına ve eksilerine elbette değineceğim bunun yanında bir de konferans ve panellerde aldığım kısa notları sizinle paylaşmak istiyorum.

Zirveden Kısa Notlar

Açılış konuşmasını yapan Lize Karaboğa’dan sonra sahneye ilk olarak Caspar Berry çıktı.

Caspar Berry konuşmasına başlarken “kelebek etkisi” fenomenine değindi. Akabinde Arap Baharı örneğini verdi ve ufak bir kıvılcımın kitlesel, bölgesel ve hatta global sonuçlar doğuracağını anlattı. Haklı. Çünkü dünya teknoloji sayesinde her geçen gün küçülüyor. Her geçen yıl ülkeler ve insanlar birbirine daha çok yaklaşıyor.

Poker oyuncusu olan Caspar Berry, olasılıklardan bahsetmeyi de ihmal etmedi. Gerçekten şöyle bir düşünüldüğünde hayatımızın olasılıklardan ibaret olduğunu görebiliriz. Basit bir örnek olarak algılayabilirsiniz fakat konusu başarıysa %50 ihtimalimiz vardır ya başarılı oluruz ya da başarısız oluruz. Üçüncü bir şık yoktur. Oysa nedense başarıya dair genel bir tabumuz vardır; “kesinlikle başarmalıyım.” Hâlbuki Caspar Berry diyor ki; “başarılı olmak için başarısızlığa alışmak lazım.” Kesinlikle katılıyorum. Bizim kültürümüzde bir usta-çırak ilişkisi vardır. Çıraklar hata yapma lüksüne yani başarısız olma hakkına sahiptir. Kimse onlara başarısız oldukları için kızmaz. Çünkü çırağın görevi öğrenmektir. Düşe kalka, bozarak ama bir şekilde öğrenecek böylece bir gün başaracak… İşte o zaman bir çırak ustalığa hak kazanır.

Caspar Berry hazırladığı slaytta bizlere bir buz patencisini gösterdi. Berry, buz pateni yapan o kızın alanında en iyilerden biri olduğunu ve birçok ödül kazandığını söyledi. Ama o seviyeye ulaşana dek defalarca düştüğünden de bahsetti. Ve şunu ekledi: “başarı için pratik lazım ama pratik yaparken düşmek gerekir.”

Hata yapmanın olağan, insani bir davranış olduğundan da bahseden Caspar Berry bir tırnak açmayı ihmal etmiyor. Hata yapmak doğaldır ama “kabul edilebilir hata yapmak” şartıyla…

***

Zirvenin benim için önemli anlarından biri yerel medyanın önemine dair gerçekleştirilen paneldi. 28 Nisan’daki oturumda öğleden sonra gerçekleştirilen panelde yerelin gücüne ve önemine değinildi.

Ben ilk üniversitemi İstanbul dışında okudum. Okuduğum bölüm gereği yerel gazeteler, yerel radyolar ve şehrin ticaret odası ile sürekli iletişimde olmamız gerekiyordu. Üniversitedeki hocalarımın etkisiyle aktif bir öğrencilik hayatım oldu. Teori ve pratiğin aynı anda öğretildiği şanslı öğrencilerdendim. Bu, bir halkla ilişkiler öğrencisi için bulunmaz fırsattır.

O yıllarda yerel medyanın gücünü keşfetmiştim.

Daha sonraları yaptığım kişisel analiz ve araştırmalarda siyasi partilerin yerel medyayı, yerel radyo ve yerel TV kanallarını fazlasıyla ihmal ettiğini hatta hiç önemsemediğini fark ettim. Oysa iyi bir politika yapmak istiyorsanız Türkiye’nin her iline ve ilçesine ulaşmanız gerekir. Zira Türkiye İstanbul ve Ankara’dan ibaret değil. Yeri gelmişken söylemek istiyorum, panelde şu ayrıntıdan bahsedildi, Anadolu’da yaşayan insanlar İstanbul’da ne olup bittiğini çokta merak etmiyorlar.

Bence bu Anadolu’daki insanlar açısından bakıldığında çok haklı bir tavır. Çünkü insanlar yaşadıkları şehirle ilgili haberleri duymak istiyor. Bunun nedeni çok basit; yerelin talep ettiğiyle İstanbul’un talepleri birbirinden çok farklı. O halde şu gerçeği göz ardı edemeyiz; markalar İstanbul için tutundurma stratejisi ve bütçesi hazırladıkları gibi yerel için de tutundurma stratejisi ve bütçesi hazırlamak zorundadır.

***

Leendert Van Meerem ise sunumunda televizyon reklamcılığının geçirdiği evrimden bahsetti. Ayrıca televizyon reklamcılığının televizyonun icadından bu yana 7-8 aşama geçirdiğini (siyah beyaz TV, televizyon kumandasının icadı, video oynatıcılar, DVD – VCD, uydu yayın, bilgisayar, internet, laptop, tablet, akıllı telefon vs.) ama yine de televizyonun, reklamı kitleye ulaştırmak için en doğru araç olduğundan da bahsetti.

Yani korkmayın sosyal medya televizyonu öldürmüyor. Aksine iki taraf birbirini çok güzel bir şekilde besliyor.

***

En son Tom Goodwin’in sunumu vardı. Konuşmaya başlarken salondaki herkesi “agresif ve provokatif olacağım” diyerek uyardı. Bence en etkili sunumlardan biriydi. Belki de olayları “hızlı” ve “cesur” yorumlamasının bununla bir ilgisi vardır.

Tom, “Hızlandırılmış zaman yaşıyoruz. Hiçbir şey daha önce böyle hızlı olmamıştı o yüzden bugün stresliyiz.” anlamında bir açıklama yaparak sunumuna kısa bir giriş yaptı. Sonra ise markaların müşteriyle iletişim kurmak istediğinden bahsetti.

Biz PR uzmanlarının hep dile getirdiği ve markalara tavsiye ettiği “tüketiciyle etkileşim”i sağlamak için markaların farklı yollar denediğini bunu en basitinden hashtag (#) ile sağlamaya çalıştıklarından bahsetti.

Tom’un sunumundan aklımda kalanlardan biri de; bugün reklam sektörünün kendini tekrarladığıdır.

Ne yazık ki burada Tom’a katılıyorum.

Media Summit 2015 Dijitalde Sınıfta Kaldı

Dijital odaklı konuşmalar ve dijitale yön veren konuşmacıların yer aldığı böylesine önemli bir zirvenin dijitale pek önem vermemiş olması beni düşündürdü. Daha açık konuşmak gerekirse zirveyi dijital medyada çok az gördüm. Hatta hiç göremedim desem yeridir.

Uzmanlığım bu konuyla ilgili olduğu için özellikle dikkat ettim fakat Media Summit 2015, dijitalde sınıfı geçecek çalışma yapmamış.

Zirveye davet edilen Instagram fenomeni yaklaşık 15 dakika kadar konuştu. Bana kalırsa Twitter, Vine ve Instagram fenomenlerinden oluşan bir grupla panel düzenlenseydi ve onun öncesinde veya sonrasında sosyal medya ve digital PR hakkında 40 dakika kadar konuşacak bir uzman davet edilseydi her şey daha mükemmel olurdu.

3C fenomenini benimsemiş bunu motto edinmiş bir organizasyonda işin connection tarafını sırtlayan dijital kısmı es geçmek hoş olmamış. Zirveyle ilgili hashtag yönetimi dahi iyi yapılamamıştı. Ayrıca ben hiçbir yerde sponsorlu reklam göremedim.

Yine de her şey güzeldi.

Bu organizasyon gelenekselleşecekse şimdiden Media Summit 2016’ya katılmak için sabırsızlanıyorum.

Etiketler ,


Yazar Hakkında

Sosyal Medya & Dijital PR Uzmanı



Comments are closed.

Back to Top ↑